Günümüz ticaret hayatında bir geçiş dönemi yaşanmakta ve büyük mağaza zincirleri, alışveriş merkezleri ve çok uluslu firmalar git gide perakende ve toptan pazarına giriş yapmaktadırlar. Bu da daha önce var olan küçük ve orta ölçekli esnafın işini zorlaştırmakta, kar marjını düşürmekte ve değişik sebepler ile masraflarını arttırmaktadır. Bu da tabi belli firmalara çok az alternatif olarak geri dönmektedir. Ya şirketler kapanacak ya da daha az kar marjı ile de para kazanmasını öğrenecekler. Alternatif olarak daha az kar marjı ile para kazanmayı seçen firmaların da yapabileceği en iyi iş e-ticaret’tir.
Bunun neden olduğuna gelecek olursak:
* Daha az eleman maliyeti
* Daha az kira
* Stok maliyetlerinin azalması
* Pazarın sadece şirketin olduğu lokasyondan çıkıp tüm Türkiye hatta projeye göre tüm dünya olması
* Çok çeşitli ürünlerin satılabilmesi
* Daha az kar ile de para kazanabilmek
* 7 gün 24 saat 365 gün müşterilere hizmet sunulabilmesi
* Eldeki veriler ile daha iyi yorumlar yapıp daha kolay sonuca ulaşabilme
Piyasadaki Dış Etkenler
Dış etken denildiğinde akla ilk gelen olay, rakiplerin yaptığı çalışmalar ve pazarlama faliyetleridir. Burada göz önünde bulundurulması gereken olay: siz de rakipleriniz de aynı müşterilere ürün veya hizmet satmaktasınız. Dolayısı ile aynı pazarda hizmet veren ve aynı müşterilere benzer ürün veya hizmetler satmaktasınız. Burada bir fark yaratılmalı ki müşteri sizi seçsin. Eğer ürün satıyorsanız rakipleriniz ve sizin ürün tedarik kanalları da aynı veya benzer olacaktır. Bu durumda ortaya şu çıkmaktadır: ürün alırken avantajlı olan satarken de avantajlı olacaktır.
Piyasadaki İç Etkenler
Ürün veya hizmet satan işletmelerin başarısını etkileyen bir diğer olay da işletmelerin iç işleridir. Şirket içinde gerek personel tabanlı, gerekse de finansal tabanlı işlemler olsun şirketin satış ve karlılığını etkilemektedir. İşletme ister ürün satsın isterse de hizmet satsın müşterileri ile irtibata geçmek zorundadır. Bu işleri personeli veya bayi ağı varsa onlar yapmaktadırlar. Pek çok işletmenin de bildiği gibi işin içine insan faktörü girdikten sonra burada başarı şansında da önemli değişmeler olmaktadır. Finans olayı için de aynı şeyler geçerlidir. Bir işletme eğer ürün satıyorsa bu üründen bir miktarı stoklarında bulundurmak zorundadır. Bunun için de firmanın belli bir maddi güçte olması gerekmektedir. Burada az veya eksik olan stoklar satışın başarı şansını azaltmaktadır. Bu kriterler hizmet firmaları için de geçerlidir. Hizmet pazarlayan veya hizmet sunan firmalarda da temel kriter hizmetin kalitesidir. Finansal olarak güçlü olan firmalar daha yetenekli çalışanlara sahip olur ve bu şekilde müşterilerine daha iyi hizmet verebilmektedirler.
Yeni Ürün Tedarik ve Stoğu
Aynı müşteri kesimine hizmet eden birden çok firmanın olduğu bir piyasada faliyet gösteren firmaların fark yaratabilecekleri bir alan da yeni çıkan ürünlerin rakiplerden önce tedarik edilmesi ve satılmasıdır. Yeni ürünler çoğunlukla müşterinin satın alma kararını etkilemekte ve işletmenin de satış yapma şansını artırmaktadır. Bu kriterler göz önüne alınınca işletmenin hem ürüne rakiplerinden önce erişmesi gerekiyor hem de bu ürünü tedarik edip stokta tutması gerekiyor. Ancak bu şartlar altında satış yapması ve fark oluşturması mümkün gözüküyor.
Mevcut Ürünlerdeki Rekabet Durumu
Rakiplerin çok olduğu bir sektörde tüm işletmeler rakiplerinin ürünlerini ve tedarik kanallarını bilmektedirler. Muhtemelen tedarik için çalışılan firma sayısı da çok sayıda değildir. Bu durumda farklı olmak ve yenilik yapmak çok daha zorlaşmaktadır. Bu şartlar altında uygulanabilecek en iyi strateji ürünü alırken rakiplere göre daha iyi şartlar ile almaktır. Bunlar da iki şekilde olabilir
1. Ürünü herkese göre daha ucuza almak, satış fiyatları herkesin hemen hemen aynı olacağı için sizin kar marjınız daha yüksek olacaktır.
2. Ürünü daha uzun vadeler ile almak, bu da size ürünü sattıktan sonra gelen para ile yeni ürünler alma ve ödeme yapana kadar başka işlerden de kar etme şansı verecektir.
İşletme Maliyetleri
Günümüz işletmelerinin hemen hemen hepsinin en büyük maliyet kalemlerinden birisi işletme maliyetleridir. Gerek iş yeri maliyetleri gerekse çalışan maliyeti firmalar için önemli miktarları bulabilmektedir. Hele ki günümüz Türkiye’sinde vergilerin ve maaş dışı ödemelerin çokluğu düşünülürse bu miktarın ne olduğu daha rahat anlaşılabilir. Bu maliyetlerin büyük kısmı sabit maliyetlerdir ve işletme iş yapsa da yapmasa da bunları ödemekle yükümlüdür. Bunlara en iyi örnek maaşlar, kira ve sosyal sağlık kurumu ödemeleri olarak verilebilir. İş yeri az da iş yapsa çok da iş yapsa bunları ödemekle yükümlüdür.
Bir işletme e-ticarete başlamaya karar verirken yukarıdaki kriterlere bakmalı ve bu kriterler doğrultusunda kararını vermelidir. Bu kriterler gerçek dünya kriterleridir ve e-ticarete girilmesi ile bunlar bir nebze olsun zarar yerine avantaja dönüşebilmektedirler.